medyum dünyası

medyum ara

22/4/2008 ·

medyum ara

Yorum (0)

Tavsiye links

21/4/2008 ·

Dizin-linkekle

Yorum (0)

medyum ve din adına bir kaç yazı

21/4/2008 ·

Edillei Şeriyye Nedir ?

1- Kitap,

Hz Kuranı kerimdir.

2- Sünnet.

Hz Peygamberimizin ( S.A.V ) söz , fiil ve takrirleridir.

3- İcma;

Bir asırda bulunan islam uzmanlarının dinî hükümler üzerine ittifak etmeleridir.

4- Kıyas-ı fukaha;

Bir şeyde sabit olan hükmün mislini diğer bir şeyde de bir görüş ve içtihat neticesi olarak açıklanmasıdır.

B- Feri Deliller.

1- İstihsan;

Hadis veya icma gibi bir delil ile sabit olan hükümlerdir.

2- Örf ve adet;

Kitap ve sünnete uygun olan Hareketlerdir.

3- Taklit;

Hak olduğuna inanarak yaşanılan bir durumu aynen yaşamaktır.

4- İstishap;

Mazide sabit olan bir şeyin , halen de sabit, baki olduğuna inanmaktır.

5- Mesalih-i Mürsele; 

İnsanlara bir fayda sağlayan veya onlardan bir zararı gideren; fakat geçerli veya geçersiz bir delil olmayan manalardır.      

6- Sahabi Kavli;

Hz Peygamberden duyulan bir bilgiye dayanan delillerdir.

BAZI İSLAMÎ TERİMLER

Müfessir;

Kuranı Kerim'in anlamını en güzel açıklayan din alimi ve Din uzmanı demektir.

Muhaddis;

Hadis konusunda peygamber efendimizin hadislerini sözlerini en güzel şekilde yorumlayandır.

Mufakkıh;

Fıkıh konusunda uzman olan din alimi İslam hukukun da uzman olan demektir.

               

ASHABI KİRAMDAN MEŞHUR FUKAHAİ KİRAM

1- Hz Aişe-i Sıddıka ( R.A.H )

Hz Peygamber efendimizin muhterem hanımıdır. ve ilk halife Hz Ebubekir ( R.A ) ' in kızıdır. Hem fıkıh hem de hadis konularında hanım bir uzmandır 2210 hadis rivayet etmiştir.

2- Abdullah İbnü Abbas ( R.A )

Hz Peygamber efendimizin amcası olan Hz Abbas'ın oğludur. Tefsir , hadis ve fıkıh sahasında uzmandır. Hz Ömer, İbnü Abbas'a çok genç olmasına rağmen ilminden dolayı çok hürmet ederdi. Hz Peygamberimiz de ona  şöyle dua etmiştir. '' Ya Rabbi ! Onu dinde fakih kıl ve ona tefsir ilmini  nasip buyur. ''

3- Abdullah İbnü Mesut ( R.A )

 Kuran-ı Kerim'i  güzel okuyumasıyla ve fıkıh uzmanlığıyla tanınır.

4- Abullah İbnü Ebi Bekir ( R.A )

 Hz Ebubekirin oğludur. Fıkıh uzmanıdır. Hz Peygamberimiz ile. Babasına Sevr mağarasın da iken yemek ve su taşırdı.

5- Abdullah İbnü Ömer ( R.A )

Hz Ömer'in oğludur fukaha ve muhaddistir. '' Abadile-i erbaa '' ünvanı alanlardan da biridir.

6- Abdullah İbnüz Zübeyr ( R.A)

Cennetle müjlenenlerden olan Hz Zübeyr'in oğludur. Hz Aişe halasıdır. Fıkıh uzmanıdır.

7- Abdurrahman İbnü Avf ( R.A )

Cennetle müjlenenlerden olan Fakih bir sahabedir.

İNSANIN YAŞAYACAĞI HAYATLAR.

1- Dünya hayatı

2- Kabir hayat

İnsanın en yalnız kaldığı hayat kabir hayatıdır. Sahabelerden biri vefat eder. Onu kabrine defnederler Hz Osman üzüntüsünden ağlayıp göz yaşı döker Ya Osman niçin ağlıyorsun yoksa ölümden mi korkuyorsunuz diyenlere hayır Ölüm Allah'ın emridir Allah'ın takdiridir kaderdir keder değildir. İnsanın en yalnız kaldığı hayat kabir hayatıdır. Üzüntüm kederim ızdırabım Kabri Şerifine defnettiğimiz arkadaşımızın şu andaki yalnızlığınadır. Ameliyle baş başadır. Buyurdular

3- Ahiret hayatı

4- Berzah Alemi

Bedene girecek ruhlarla , bedenden çıkıp haşre kadar bekleyecek ruhların bulunduğu mekandır.         

CENNET

            Yüce Allah'ın kudretiyle 7 kat göklerin üzerinde arş ve kürsinin altında, arş'ın nuruyla 8 bölümden yaratılmış , iman edip salih amel yapanların hiç ölmeyecekleri ve 33 yaşında olarak çalışmadan yiyecekleri mutluluk yerine cennet denir.

              Bölümleri ;

                1- Celal cenneti beyaz incidendir.

                2- Selam cenneti kırmızı yakuttan yapılmıştır.

                3- Me'va cenneti  yeşil zebelcettendir.

                4- Huld cenneti sarı mercandandır.

                5- Naîm cenneti beyaz gümüşdendir.

                6- Firdevs cenneti kırmızı altındandır.

                7- Karar cenneti sarı misktendir.

                8- Adn Cenneti En güzel incidendir. Burası bütün cennet bölümlerinin ortasında en yüksekte olanıdır. Buraya peygamberler, doğrular, cami ve mescid yaptıranlar , onaranlar ve kuran-ın tamamını ezberleyen hafızlar olacaktır. Bunlar yüce Allah'ın cemalini göreceklerdir. Diğer bölümlerde olanlar ise sıraya girerek Allah'ın cemaline bakacaklardır.   

Bütün cennetlerin derecelerinin toplamı Kuran-ı Kerim'in ayetlerinin toplamı kadardır. Yani 6666 derecedir. Çünkü cennet ehli ezberledikleri kuran ayetleri kadar derecelere ulaşacaklar. Bu nedenle ; '' Kuran hafızları '' cennet derecelerinin en üstüne nail olmuş ve yerleri '' Adn Cennetinin ortası olmuştur '' Cennet bekçisinin adı Rıdvan'dır.

CEHENNEM

                Cehennem Yüce Allah'ın c.c yerin 7 kat altında 7 tabaka halinde yarattığı yerdir. Her tabaka bir birinden aşağıdadır.  Cehennemin bekçisinin adı da maliktir. Cehennem iman etmeyen veya iman edipte günahkar olanların ceza çekecekleri yerdir.

                    Bölümleri;

                    1- Cehennem; Günahkar müminlerin bulunacağı en üstteki yerdir. 

                    2-  Saîr cehennemi ; Hristiyanların bulunacağı yerdir.

                    3- Sakar cehennemi. Yahudilerin bulunacağı yerdir.

                    4- Cahîm cehennemi; Dinden dönenlerin ve şeytanların bulunacağı yerdir.

                    5- Hutama cehennemi; yecüc - mecüc ve kafirlerin bulunacağı yerdir.

                    6- Lezaa cehennemi; puta ve ateşe tapanlar ile sihirbazların bulunacağı yerdir.

                    7- Haviye cehennemi; zındıkların ve münafıkların bulunacağı yerdir.

Cehennemin yakıtı; İnsanların kendi vücutları ile dağ ve taşlardır. Cehennemin her birinde; Köpekler yılanlar akrepler zehirler ve kaynar sular ile buzlar ve zakkum gibi bin türlü azap vericiler vardır.

KABİRLERİNDE ET VE KEMİKLERİ ÇÜRÜMEYECEK OLANLAR

                    1- Peygamberler.   

                    2 - Gaziler

                    3 - Özü sözüne uyan alimler.

                    4 - Şehidler

                    5 - Kuranı baştan sonu ezberleyip de ezberini muhafaza edenler.

                    6 - Müezzinler

                    7 - Doğum yaparken ölen kadınlar.

                    8 - Haksız yere öldürülen kimseler.

                    9 - Cuma günü ölenler.

                    10 - Cuma gecesi ölenler.

Müslümanlar Mahşere 12 grup halinde gideceklerdir.

                    1- Kolsuz ve bacaksız olarak gidecekler;   Bunlar kul hakkı yiyenler ve  insanları rahatsız edenlerdir.Nisa sûresi ayet 36

                    2- Domuz şeklinde gidecekler; Namazı tembellikten dolayı terk edenlerdir. Mâun sûresi ayet 4-7

                    3- Karınları dağ gibi olmuş kafir şeklinde içleri yılan ve çiyanlarla dolu gidecekler; Zekatı vermeyenlerdir. Tevbe sûresi ayet 34

                    4- Ağızlarından kan akarak gidecekler; Alış verişte yalancılığı meslek haline getirenler Ali imran sûresi ayet 77

                    5- Şişmiş ve leşten daha kötü koku saçarak gidecekler; Allah'tan korkmayıp insanlardan çekinerek gizli kötülük yapanlardır  Nisa sûresi ayet 108

                    6- Boğazları kesilmiş olarak gidecekler; Bunlar yalan yere şahitlik yapanlardır. Hac sûresi ayet 30

                    7- Dilsiz ağızlarından kan ve salyalar saçarak gidecekler; Bunlar şahitlikten sakınanlardır  Bakara suresi ayet 283

                    8- Utancından başlarını ayaklarına kadar indirerek yerle bir edip gidecekler; Bunlar zina edenlerdir. İsra sûresi ayet 33

                    9- Yüzleri siyah karınları ateşle dolu gözleri kan çanağına dönmüş olarak gidecekler; Bunlar yetim malı yiyenlerdir. Nisa sûresi ayet 10

                    10- Abras ve cüzzamlı olarak gidecekler; Bunlar ana babaya isyan edenlerdir.  İsra sûresi ayet 23

                    11- Gözleri kör dişleri öküz boynuzu gibi dışarı fırlamış dudakları aşağı sarkmış gidecekler; Bunlar devamlı içki içenlerdir. Maide sûresi ayet 90

                    12- Yüzleri ışık saçarak mahşere gidecekler bunlar müminlerdir. Bunlar Allaha inan ve emirlerini yerine getirenlerdir Kehf sûresi ayet 107 - 110

 KABİR HAYATINDA İNSANA YARDIMCI OLACAK AMELLER

1 Önümüzde namaz

2 Sağımızda Oruç

3 Solumuzda zekat ve hac.

4 Arkamızda sadaka ve hayırlarımız olacaktır.

İLİM SAHİPLERİNE KARŞI SAYGI GÖSTERMELİYİZ

                Peygamberimiz ( S.A.V ) de şöyle buyurdular '' Büyüklerimize saygı göstermeyen , onların kıymetini bilmeyen; küçüklerimize şefkat ve merhamet etmeyen; İlim adamlarımızın değerini bilmeyen kimse bizden değildir''             

               İbnü abbas ( R A ) Seyid b. sabit'in atının özengesini , ilminin ve kadrinin yüceliğinden dolayı tutar ve şöyle buyururdu ; '' İlim adamlarına böyle saygı göstermekle emr olunduk''

                İmam-ı Şafiî buyurdular ki '' İmam-ı Malik'in huzurunda defterimin yapraklarını hocamın önünde diz çöküp edeple otururum. Çünkü kendilerinden ilim öğrendiğimiz hocalarımıza karşı saygılı ve mütevazi olmakla emr olunduk.''

                İmam-ı Şafiî'nin talebelerinden biri diyor ki ; '' Vallahi, Şafiî hocam bana baktığı zaman onun heybetinden ve ona olan saygımdan su içmeye bile cesaret edemezdim''

                İmam-ı Gazali diyor ki '' İlme ancak tevazu ve gönül kulağını bütünüyle vererek erişile bilinir.''

 

medyum ankara  medyum istanbul  medyumhabermerkezi.com  kaynak

Yorum (0)

medyum,medyumlar,medyum ankara

21/4/2008 ·

 

Travesti,Travesti Toplist, Travesti siteleri, Adult Link ,Site Ekle,Bedava Link ,Link Takas,Travesti Siteleri,Travestiler Site Ekle evden eve nakliyatevden eve nakliyat <****** language=********** src="http://www.toplistim.org/sayac.php?sayacid=1&kadi=medyum"> Medyum

travesti

Yorum (0)

medyumlar dünyayı kurtaracaklar mı ?

21/4/2008 ·

Son yıllarda çok yaygın olan medyumluğun cinlerle irtibatı var mıdır?

Cinler, şua ve enerji gibi varlık olduklarından, vücudun her tarafına nüfuz edebilme kabiliyetini haizdirler. Aslı cin olan şeytan için, Efendimiz (sav): O, kanın damarlarda dolaştığı gibi, insan vücudunda dolaşır' buyurmaktadır. Bu hadisten anlaşıldığı gibi cinler, vücudun en iç organlarına kadar nüfuz edebilir ve orada bir kısım hastalıklara sebep ya da o hastalıklara engel olabilirler. Ancak onların, bu özelliklerinden istifade etme niyetiyle tedavi vb. hususlarda kullanılması, -o mevzudaki metod ve kıstasları kendi dünyalarına ait olacağından- çok defa tehlikeli olabilir.

Cinler, Kur'ân'da bildirildiği üzere, 'Levh-i Mahv ve İsbat'ta olan şeylere muttali olmaya çalışır; oradan gözlerine ilişen bilgileri alır ve daha sonra da onları kendi hesaplarına değerlendirebilirler. Bazen, böyle hırsızlık sonucu elde ettikleri şeyleri, kendilerine açık insanların kulaklarına fısıldar; Efendimiz'in ifadesiyle 'gır gır' eder ve çoklarını baştan çıkarırlar; zira bu bilgilerin %99'u kendi kattıkları yalanlarla doludur. Evet belki bunlardan %1'i doğru çıkabilir; işte bu, diğer yalanlara referans olur... Kur'ân-ı Kerim'de cinlerin bu durumunu anlatan birçok âyet vardır. Şimdi onların birkaçının icmâlî mealini zikredelim: 'Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyredenler için onu süsledik. Onları, taşlanmış her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.' (Hicr/16-18), 'Biz yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik. Ve itaat dışına çıkan her şeytandan koruduk. Onlar, artık mele-i âla'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır. Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da her şeyi delip geçen bir parlak ışık takip eder.' (Saffat/6-10)

Bütün bu özellikleriyle cinler, insanları her zaman saptırmaya, aldatmaya.. açıktırlar. Nitekim tarihe baktığımızda, cinlerin getirdikleri haberleri bir şantaj olarak kullanıp insanların farklı yorumlara girmelerini sağlamaktan tutun da, bir virüs gibi, insanların en hassas organlarına kadar girip cinnetlerine sebep olmaya kadar birçok vak'aya şahit oluruz. Evet onlar, her vesileyle insanları aldatmaya çalışmışlar; neticede de dinî duygu, dinî düşüncelerini alt-üst edip onları saptırmışlardır. Ondan öte, bu insanların kendilerini kendilerine farklı göstererek, yer yer müceddid, mehdi, mev'ud İsa.. gibi iddialarda bulunmaya sevketmiş; onlarla beraber pek çoklarını da baştan çıkarmışlardır. Bu bakımdan her halükârda onların bu aldatma ve saptırmalarından Allah'a sığınılmalı ve gaybdan verecekleri haberlere de asla itibar edilmemelidir.

Gaybdan haber verme şekli, bir de medyumlukla olabilir ki, o biraz daha farklı bir olaydır. Günümüzdeki görülen şekliyle medyumluk, yine cinlerle irtibattan ve onların verdiği haberleri aktarmaktan başka bir şey değildir. Aslında gerçek mânâda medyumluk, zaman ve mekân üstü bir hâl alma demektir ki, bu, dünü ve yarını bugünle beraber görmeyi netice verir. Bu mertebedeki bir medyum, bir kısım hadiseleri önceden haber verebilir ya da geçmişteki hadiseleri anlatabilir. Ama bunların verdikleri, verecekleri haberler iltibastan hâli olmadığı için bir kıymet-i harbiyesi yoktur.

Geçmiş ve geleceği aynı anda görme meselesi, bazılarında velayeti ihrazla, bazılarında da ruha kendi gücünü kazandırmakla hasıl olur. Zannediyorum gerçek bir medyumluk varsa, onu bu ikinci kategori içindeki insanlar arasında aramalıyız.

haber yazı :  medyum

Yorum (0)

« Önceki :: Sonraki »